'Bence' : Oyun Dünyasının En Unutamadığım Karakterleri

Diğer Haberler Ahmet Kökyar

Öncelikle hepinize merhaba arkadaşlar, ‘Bence’ serime hoşgeldiniz.

Bende birçoğunuz gibi ilkokuldan tut lise sona kadar okuldan kaçıp internet kafelerde cirit atan bir gencim. Tamam belki bu övünülecek bir şey değil, hatta yapılmaması gereken bir davranış ama ne yazık ki iş işten geçmiş durumda. Bizde bu dönemlerden geriye neler kazandık onu bir gün yüzüne çıkaralım isterseniz. Her dönem yeni bir oyun çıkar ve her zaman olduğu gibi bizde oynarız. Fakat bazı oyunlar vardır ki hayatımızda asla unutamadığımız o seriler arasına girmeyi başarmışlardır. Bazılarınınsa karakterleri aklımıza yapışmış ve her ortamda mutlaka muhabbeti geçmiştir. İşte bu serimde sizlere en unutamadığım oyun karakterlerini anlatacağım ya da göstereceğim diyeyim. Hadi başlayalım!

1 - Tommy Vercetti

Listemin ilk sırasında Tommy Vercetti bulunuyor. Nam-ı diğer Grand Theft Auto Vice City’nin mavi gömlekli göçmen abisi. Al Pacino'nun Scarface karakteri gibi ikonik bir karakterdi esasında benim için Tommy. İktidar ve güç uğruna onca kan akıtmadık. Malibu kulübüne girip Nuttertools ile katliam yaptığımız o günler…

2 - Ajan 47

Yıl 2000, yeni Windows’lara henüz yeni geçtiğimiz o dönemlerde parladı kel abimiz. Günümüzde bile birçok suikast tabanlı oyunun arasından sıyrılarak akıllarda yer eden Ajan 47, potansiyel suikast yetenekleri ile beni bir hayli etkilemişti. Hala o mükemmel deneyimi yaşamak amaçlı arada sırada Hitman Absolution oynarım yani.

3 - Max Payne

Biri çıkıp bana depresyon ne demek diye sorarsa, ona direkt Max Payne’nin kendisini gösteririm. Gençlik yıllarını memleketine adamıştı Max. New York Emniyet Müdürlüğü (NYPD) bünyesinde bir komiserdi. Bir gün işten eve geldiğinde karısı ve çocuğunu uyuşturucu bağımlıları tarafından öldürülmüş olarak bulur. Max, eve girenleri öldürür ama bu ailesini kurtarmaya yetmez. Sadece hikayesi bile bağlamıştı beni o dönemlerde. Sağa sola geriye ağır çekimde sıçrayıp karşıdaki dayıların tozunu attırmamda cabasıydı yani.

4 - Carl Johnson

Tabii ki de GTA serisinin Medar-ı İftiharı olan siyahi abimiz nam-ı diğer CJ’yi listeme koymazsam olmaz. Grove Street’in delikanlılarındandı Carl, abisiyle birlikte mekanın yeşil tişörtlü çetelerini yönetiyorlardı. CJ dışarıdan ne kadar deli cesaretli biri olsa da esasında tüm ailesini kaybetmiştir. Her neyse fazla duygu seline gerek yok diye düşünüyorum. Oyunu ilk çıktığında 512 MB Ram’li Pegasus marka bilgisayarımda oynamıştım ve açıkçası çıldırmıştım. GTA Vice City’den sonra bu kadar büyük bir oyun olamazdı yani. Spor salonları, trenler, uçaklar vs. YOU PICKED THE WRONG HOUSE FOOL

5 - Captain Price

Küçüklüğümün tek sorusu, bütün Call of Duty oyunlarında neden Captain Price vardı? Bu adam ölümsüz müydü? Her savaşı geçirmiş abi. Bıyıklı abi. Tabii o zamanlar Call of Duty 2 falan var diye hatırlıyorum. Captain Price’ı fazla görmemişiz, fakat günümüze kadar uzanan bu oyun serisinde sürekli Captain Price’ı görmek benim gibi Old’ları o gelişim sürecinde bir hayli şaşırtmıştı. Açıkçası hala yeni bir oyun çıksa da Price’ı tekrar görsek diyorum arada.

6 - Kratos

Ben dibine kadar bir bilgisayar oyuncusuyum arkadaşlar. Konsolardansa sadece Playstation tecrübem olmuştur. Onu da PES oynamak için kullanmıştım ki hala kullanırım orası ayrı bir konu. Fakat bilgisayar oyuncusu da olsam Kratos karakterini tanırım ve hayranıyımdır da. Oynanış videolarıyla oyunu bitirmişliğim oldu diyebilirim. God of War serisinin ilk oyununu 2005 yılında dershaneden tanıştığım bir arkadaşımın evine giderek oynamıştım. Adam orada akıtıyordu resmen hayranlıkla beyaz tenli kaslı abinin elindeki şeyleri sallaya sallaya milleti biçişini izliyordum. Bilgisayar için çıkış yapmadığını öğrendikten sonra yıkılmıştım adeta. O zamanlar şimdiki gibi sınırsız internet bulmakta zordu o nedenle İnternet kafeden videolarını izler dururdum. Şimdiyse vay be diyorum zaman ne çabuk geçmiş.

7 - Gordon Freeman

15 dakikalık o tren yolcuğunu hatırladın mı Half Life’taki? Bazı arkadaşlar ben gibi Impulse_101 yazar, trende giderken etraftaki aynı tipli doktorları Crossbow ile vururlardı. Reaktörün sapıtması sonucu her taraf, çeşit yaratıkla dolunca, “Black Mesa” araştırma üssündeki asistanlık görevinden, Terminatör’lüğe terfi etmişti abimiz. Başta levye ile hasımlarına girerken, biraz kurt olunca toplarla, lazerlerle ortalıkta dehşet saçmaya başlar; ee insanoğlu bi kaç kez canlı öldürsün yeter, artık “öldürme arzusu” önlenemez olur.

 

8 - Geralt of Rivia

Dışarıdan bana klişe bir karakter olarak görünmüştü ilk başlarda Geralt. Uzun boylu, uzun saçlı gözü Kakashi gibi çizik karizmatik abi. İyi ki ön yargılı biri değilimde klişe diye oyunu oynamamazlık yapmamışım. Oyunun ilk serisine kafalama daldığımda öğrendiğim şeylerden bir tanesi Geralt’ın daha önce ölmüş,dirilmiş ve dirildiğinin öncesini hatırlamayan bir Witcher olduğuydu. Etkileyici ve gizemli bir şey bence. Artwork’ler de çizildiği gibi psikopat imajının aksine ekmeğinin peşinde, kendi halinde bir adamdır bence Geralt. İnsan şeklinde olsa da gözleri falan tövbe bir değişiktir.



Önceki Haber

'Bence' : Oyun Dünyasının En Unutamadığım Silahı

Sonraki Haber

CS:GO Panorama UI Kullanıma Sunuldu